| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Brama_SoLe Profesyonel Üye


Kayıt: Nov 06, 2008 Mesajlar: 875 Nerden: istanbulOffline
|
Tarih: Cum Şub 20, 2009 2:44 pm Mesaj konusu: Ask Dört Mevsim |
|
|
Yine bir gece ve yine baş başayım kendimle işte yine seni bulup kaybettiğim
yerdeyim.
İnsanın bir şeylere karar vermesi ne kadar zor; ya seni içime gömmeli ya da
artık içimden söküp atmalıyım. Ama her ne olursa olsun susmalıyım. Hangisi daha
zor hangisi daha acı? Gerçekten gitmeli miydin yoksa kalıp yanımda savaşmalı
mı?… Bir yol arıyorum kendime bulduğum tüm yollarsa sana çıkıyor…
Kapanmalı artık gözlerim. Sonsuz bir karanlıkta tek başıma yürümeye devam
etmeliyim… Yürümeliyim ardıma bile bakmadan yürümeliyim parçalayarak
değerleri ve sevgileri yok ederek yaşadığım tüm zamanları…
Nasılda acımasız zaman. Nasıl da yüceltmiştim seni gözümde. Tutup kendi
ellerimle koymuştum en yükseğe sonra aaaifle izlemiştim yüceliğini. Ama yine
ben bitirmeliyim. Tutup kollarından indirmeliyim olduğun yerden. Ya da seni
ölene kadar yaşatmalıyım içimde….. Ne kadar zor bir karar..
Bir yanım: “Bir daha kimse hiç kimse onun kadar çok sevilmeyecek” derken bir
yanım sakin sessiz…
Zaman geçiyor acım dinmiyor. Kapanmıyor yaralarım.. Tükenirken ben aklımda bir
tek sen… Görüyor musun yine konuşuyorum ama sessizce. Susmayı öğreniyor
yüreğim..
Ama ben kararımı verdim…
Seninle olduğum zamanları düşünmek bile bana mutlulukların en büyüğünü
yaşatıyor..
Seni Seviyorum ve Ölene Kadar Seveceğim…
alıntıdır--- _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (: |
|
| Başa dön |
|
 |
Sponsor
|
Tarih: 1453 Mesaj konusu: sponsor |
|
|
 |
|
| Başa dön |
|
 |
Brama_SoLe Profesyonel Üye


Kayıt: Nov 06, 2008 Mesajlar: 875 Nerden: istanbulOffline
|
Tarih: Cum Şub 20, 2009 2:44 pm Mesaj konusu: Re: Ask Dört Mevsim |
|
|
Yıllar önce tanıdığım bir erkeğin kıvrımlarında aradan geçen zamanı yadırgamaksızın yeniden gezinmenin aaafi hakim bugün bedenimde. Dinginliğim bundan olsa gerek. Aldığım tadın ne olduğuna karar veremiyorum. Hem tatlı hem değil hem aaaifli hem mahcup.
O; gizemli bir dünyaydı eskilerde. Bir sabah kapı zili beni ona çağırana kadar. Keşfedilmenin verdiği kadınsal onur dalgası keşfetmeye başlamanın sınırlı dünyasında yarım kaldı. Anladım ki geçmişin bilinmezliklerine fırsat tanımadan bedenlerin kargaşasına kapılıp donakaldık. Gizem içine kapandı ve kendini erteledi.
Zamansız bir buluşma; ve tadına varılamayan bir iki günü kurtaran tek şey nevrotik döngülerin yansıması ile tanışmak oldu. Bir nebze daha yakınlaşmıştım ki bir bilet alıp ikamet adresimin yolunu tuttum.
Yıllar biraz çabuk geçmiş hafif büyümüşüz – benim için içerikte geçerli olmadığı izlenimi uyandırsam da- gelişmişiz. Yozlaşmadan korunmuş lakin derinliği yüzeysellik kadar hafife alır tavırlarda bulduğum kendimi örtüştürdüm ağır adamla. Ağırlığı ki; telefonda sesini duyduğum an toparlanma güdüsü geliştiren bir güce erişmiş. Buna rağmen sınırlarını zorlayan şımarıklığıma sadece hafif bir yorgunluk ifadesiyle tepki verdi.
alıntı----- _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (: |
|
| Başa dön |
|
 |
Brama_SoLe Profesyonel Üye


Kayıt: Nov 06, 2008 Mesajlar: 875 Nerden: istanbulOffline
|
Tarih: Cum Şub 20, 2009 2:45 pm Mesaj konusu: Re: Ask Dört Mevsim |
|
|
Yalnızlığımı yazmak istedim bugün.Dışarda güneş tüm ihtişamıyla aydınlıkserçeler cıvıl cıvıl bir ağaç dalında orkestra eşliğinde repeartuvarındaki tüm şarkıları tüketmeye çalışıyorlar.Ben tüm bu olanlara seyirci kalıyorumyürüyemiyorum onlara doğruadımlarım beni kaldırmayacak kadar yorgun sanırım.Ben yalnızlığa alışmışkaranlıkları yaren tutmuşumuçurumlardan korkmuyorum artıköylesine yüz göz oldumki kendimden bir parça görmeye başladım bu korkunç dediğimiz uçurumları.
Hayal kurdum olmadıgökyüzün maviliğine düş köprülerini kurdum olmadı tenimde bir zerecik olsun bir kıpırdamabir dalgalama olmadı.Herkesten gizlerimi sırlarımı ne zamana kadar saklayabilirimki?
Hangi mevsime ’seviyorum’ adına yallan söyleyebilirim? Aylardan gizli kaç gün çalabilirim avuntuları? Veya kaç insanın umutlarını çalarak geçici aşk adına sevgilinin öz benliğini kiralık alıp kulanabiliriz? geçici olarak sevdiğin o insan ya ölümüne seni sevmişseayrılığına dayanamayıp intihar tepesine çıkıp ismini haykırıyorsa…
Bugün kendimizi sorguya çekme zamanı.Ama geleceği sorgulama imkanımız olmaztabiki olmaz kim önceden ne olacağı kestirebilmiş? bileniz varmı sanmambildiklerim sevda kanunlarında ölümüne sevdallılar hiçte mutlu sonla bitmemişyalnız flimlerdenhikayelerdenşiirlerden ve hayalerimizde sevdalar mutlu sonlarla biter ve keşkelerimize sığdırmaya çalışırız…
Leyla ile MecnunKerem ile AslıMem ile Zin ölümüne sevdalılardıen güzel aşkları hikayelerimizeşiirlerimize şarkılarımıza ilham oldular bizim mutlu son dediklerimiz onların acı sonları oldu.Onlar acaba birer kahramanmıydı sevdalara? tabiki asırlardır aşklarısevdaları dilimizden dolaşmıyormu? biz ne kadar onlar gibi dürüstölümüne sevda yaşatabilirizki? biz ki daha tercih kavramlarını bile sökemedik! sevgilimizin bize benzemesine o kadar istekliyizki limon gibi sıkarızsuyunu çıkarır gibi su kuyularından.
Yok böyle olmazsadeiçten önemseme ve fedakarlıklı aşklar güzeldir.parada olmalı elbet en çok manevi duygular olmalıhoşgörünazik ve masrafı olmayan gülümsemeler her daim olmalı.Evet dostlar AŞK SİZE YAKIŞIRama benden uzak dursun yeter çünkü… çünkülerde bana kalsın şimdilik.
alıntı------- _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (: |
|
| Başa dön |
|
 |
Brama_SoLe Profesyonel Üye


Kayıt: Nov 06, 2008 Mesajlar: 875 Nerden: istanbulOffline
|
Tarih: Cum Şub 20, 2009 2:45 pm Mesaj konusu: Re: Ask Dört Mevsim |
|
|
Ne çok üzmüş ama ne çok sevmiştim seni…
Bana boyacı çocuklar ile konuşmayı öğreten bir adam sevdim ben…
Cam önlerindeki çiçekleri farkettiren bir adam. Arka sokaklardaki ahşap viran evleri şile bezinden sehpa örtülerini demli çayı kalemi karanlığı ve acıyı sevdiren bir adam sevdim …
Kendisi ile birlikte beni şehr-i İstanbul`a aşık eden olgunlaşmış üzüm rengindeki gözlerin sahibi bir adam…Toprak gibi olgun ve dost hayat kadar karışık ve net bir adam … Nefesim kadar su kadar ekmek kadar sevdim…
Derdini sevk edinmiş bir derviş gibi gülün goncasından çok dikenine aşık bir bülbül gibi celladına tutkun bir hükümlü gibi sevdim…
Korkusuz yalın ve razı …
Ayrılık bir gün aramıza uzak yollar gibi girsede biliyordumki her boyacı çocuğun yüzüydü onun yüzü. Cam önlerindeki çiçeklerin rengiydi gözlerinin yeşili…
Saçlarının dalgasıydı boğaz sularında çırpınan…
Yağmurlu bir günde üzerine düşen her damla soğuk gecelerde başını yasladığı yastık olurum…
Saçını her tarayışında ellerim olur tarağı…
Geceleri bıçkın ve bir o kadar yorgun ayakları ile ezdiği yollar kaldırımlar olurum.
Kadıköy`de Üsküdar`da içtiği çayda bir yudum elini kestiğinde süzülen kan olurum…
Başını okşadığı bir dilenci çocuğun gözleri olur gözlerim…
Son nefeste bile yalnızca O olur O`nun olurum..
Bir adam sevdim işte…
Boyacı çocukların yüzüydü yüzü…
alıntı....... _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (: |
|
| Başa dön |
|
 |
Brama_SoLe Profesyonel Üye


Kayıt: Nov 06, 2008 Mesajlar: 875 Nerden: istanbulOffline
|
Tarih: Cum Şub 20, 2009 2:46 pm Mesaj konusu: Re: Ask Dört Mevsim |
|
|
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan…
Bırakıp ardında hayatın anlamlarını…
Yol almalı kendi bilinmezliğine doğru
Hep ağır gelir ama doğruyu söyler yürek..
Güneş batmadan aşmalı bu yüzden..
Hasretin yamaçlarını….
Vakti geldiğinde gitmeli insan …
Unutup tüm amaçlarını…
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan
Uzanıp sevda kıyılarına sarılmalı güneşe…
Günlerce yatmalı günlerce kalmalı..
Yıllarca yanmalı…
Yakmalı hasretin her çeşidini.
Savurup küllerini denize…
Kaçmalı…
Vakti geldiğinde gitmeli insan…
Öte diyarlara uçmalı.
Gelip oturmuş yüreğinin tam da ortasına..
Durup git Seden duymaz..
Duygu kimin? sevda kimin?
Ezilmiş altında kanayan yürek kimin?..
Durdurup bak desen bakmaz.
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan…
Ne güzelde bakıyor güneş sımsıcak
Yüzü gülüyor aynasında tüm şehrin.
Bu neyin manasıdır ki;
Birazcık naz yapıpta dur diyemiyor yüreğin…
Havası kapkara olmalı artık
Kalbi siyaha boyanmış bu şehrin.
Ekmeği kara suyu kara
Vakti geldiğinde gitmeli insan…
Bırakıp yüreğini uzaklara…
Her şey durulur belki ve vurulur sevgin..
Kaybolur hasret yok olursun sen.
Ağlamak sızlanmak fayda etmez artık
Çevirip gözlerini arkaya bakmak olmaz
Sığmıyorsa için içine olduğun her an…
Öyle bir başına kalmak olmaz.
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan
alıntı----- _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (: |
|
| Başa dön |
|
 |
Brama_SoLe Profesyonel Üye


Kayıt: Nov 06, 2008 Mesajlar: 875 Nerden: istanbulOffline
|
Tarih: Cum Şub 20, 2009 2:46 pm Mesaj konusu: Re: Ask Dört Mevsim |
|
|
Gecenin en koyu ve en ıssız zamanında başlıyor savaş. Göz gözü görmüyor anılardan yalnızlığın çığlığı baskın geliyor karanlığa ve çelişkiye düşen düşünceler çelmeliyor benliğimi. Ben ne kadar direnirsem direneyim kalem-kağıt galip geliyor ve yüreğim ellerime hükmediyor. İşte yine yenildim ve bir çaresiz mektubun daha içindeyim.
Bembeyaz kağıt nasılda boynunu bükmüş bakıyor gözlerimin içine ve şu acılarımın sırdaşı kalem nasıl sabırsız bir bilsen anlarsın yenilgimin sebebini. Anlarsın kendime saklamam gereken duygularımı neden kağıda aktardığımı.
Ve yazdıklarımı bir gün gelirde okursan sensizliğin yaşattığı işkenceyi anlarsın.
Sana seni sevdiğimi özlediğimi ve beklediğimi yazmam gerekiyor aslında. Ama içimdeki fırtına dinmedi daha. Dinmedi öfkesi boş kalan avuçlarımın ve ağlamaktan moraran gözaltlarımın. Dinmedi öfkesi çığlıklarımın çarptığı duvarların..
Yalnızlığın koynunda zincirlerini kırıyor her gece düşüncelerim. Gidip gidip geliyor her biri bir yıldıza ve her gidip gelmede biri diğerine çarpıyor şimşekler çakıyor şakaklarımda.
Buz tutan parmak uçlarımı batırmak istiyorum yüreğimde ki yangına. Söküp almak istiyorum kök salan dal veren ve her geçen gün biraz daha yüreğimi sarmalayan acılarımı.
Öldürmek mümkün mü çaresiz özlemleri? Mümkün mü unutmak ihanetleri? Ve mümkün mü affetmek gidenleri. Keşke aşka tercih etseydin beni!
Karanlık ayaz ve ölüm kadar beyaz bir gecede gittin. Kaç gece ölüm beyazına sarıldı kollarım bir bilsen. Kaç gece keşke ölseydi dedim. Gittin sarılıp ağlayacak bir toprak bile bırakmadın ardında..
Dışarda Delirmiş Bir Hava Var
gece karanlık
gece ayaz
ve gece ölüm kadar beyaz
uçuşuyor bir birine çarparak anılar
göz gözü görmüyor
duyulmuyor çığlığı yalnızlığın
buz tutmuş elleri yoksunluktan
çaresizlik kırağı olmuş saçlarında
ve yüreğinde bir yangın
yıldızlar çok uzak
ay küskün
doldurmuş geceyi yine
kapkara bir hüzün
dışarda delirmiş bir hava var
zincirlerini kırmış tüm düşünceler
yalnızlığa inat öyle kalabalık ki gökyüzü
silahlanmış
taarruza geçmiş duygular
bir yağsa bembeyaz kar
bir düşse toprağa umut
gece sessiz
gece nefessiz
ve gece ölüm kadar hissiz
alıntı------ _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (: |
|
| Başa dön |
|
 |
Brama_SoLe Profesyonel Üye


Kayıt: Nov 06, 2008 Mesajlar: 875 Nerden: istanbulOffline
|
Tarih: Cum Şub 20, 2009 2:46 pm Mesaj konusu: Re: Ask Dört Mevsim |
|
|
Merhaba kalbim kızgınsın bana biliyorum üzgünsün seni çok iyi anlıyorum seni kırıp geçirdim değil mi?
Farkındayım herşeyin ağlıyorsun kırık halinle
Özür dilerim seni incittiğim için.
Garip değilmi sana çektirdiklerim şimdi bana sitem ediyorsun biliyorum
Özür dilerim kalbim seni böyle bir sevdaya kaptırdığım sana sahip çıkamadığım için.
Biliyorum seni başkalarına ulaştırmadan önce ben ulaşmalıydım sana bu kadar kırılmazdın değil mi o zaman.
Olan oldu ne yapalım diyorsun çünkü beni seviyorsun ama bense seni bu hale soktuğum için üzülüyorum.
Biliyorum seni çok acıttım sen anlayabiliyormusun beni. Anlıyorsun biliyorum çünkü sen benim kalbimsin.
Söylesene suçlu kim?
Biliyorum sende cevap vermek istemiyorsun bu soruya zaten bende artık sormuyorum biliyorum ki tek suçlu BEN.
BEN'den oldu herşey ne olduysa sorumlusu BEN
BEN ETTİM HERŞEYİ SANA BİLİYORUM KALBİM
Şimdi seni bu kırgın halinle terkedermiyim sanıyorsun
Korkma bundan sonra olmaz bir daha böylesi bir sevda.
Artık dostlarım var benim dost olabildiklerim seni vermeden seni paylaşıyorum onlarla
Ama sen hep benimlesin korkma incitmeyeceğim seni bir daha
Çünkü sokmayacağım seni böylesi sevdalara
Merak etme konuşuruz artık uzun uzun seninle zamanımız çok olacak birbirimizle dertleşmeye.
Seni terk etmedim sende beni terketme sakın olur mu kalbim.
Anıları anlatırız birbirimize bazen güzel anılarla güleriz bazense bazense ağlarız!
Kalbim tek birşey diyebiliyorum sana beni affet çünkü seni kırdım üzdüm belki de seni ayaklar altına aldırdım.
Sen saf duygular beslemiştin ona bende öyle ama!Ah benim yaralı yüreğim! Yine canın acıdı değil mi? Nasıl acımaz ki? yine hatırladın onu....seninle ne de çok dertlesirim degilmi??Sakince dinlersin benibazende firtinaya tutulursun.
Kolay degil be kalbim benim tufanlarima tutulmak...Ask olsun diyorum bazen kalbime! Ask olsun kalbim sana Ilahi Ask olsun!...Beni bir tek sen anlıyorsun..Artık seni dinlemek istiyorum yüreğim artık senin sesini seçiyorum. Artık seninle olmak istiyorum. Seni susturup dışarıyı dinlediğim yeter diyorum. Haksız mıyım yüreğim söyle bana?
Başkalarından önce seni dinleseydim şuan sen bu kadar yaralı olmazdın.Ben seni dinlemeyi seçtim ama çok geç yaptım değil mi bu tercihi? ve senin artık sesin çıkmıyor konuşacak mecalin yok ya da bana küssün. Bazen varlığını tamamen unuttuğum anlar bile oldu yüreğim. Haklısın seni çok yalnız bıraktım aslında kendimi. Ama pişmanım. Seni tamir etmek için uğraşıyorum ne olur bana yardım et. Yeniden dirilelim yeniden dost olalım. Bundan sonra seni dinleyeceğim. Çünkü sen hep benden yanasın biliyorum.
Bana yine doğruyu fısılda ne olur yaralarını tamir edebilmek için ne yapmalıyım? Bana söyle....
alıntı----------- _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (: |
|
| Başa dön |
|
 |
Brama_SoLe Profesyonel Üye


Kayıt: Nov 06, 2008 Mesajlar: 875 Nerden: istanbulOffline
|
Tarih: Cum Şub 20, 2009 2:47 pm Mesaj konusu: Re: Ask Dört Mevsim |
|
|
Uzat ellerini bana ilk defa... Ama son defa olsun sevdiğim… Tut ellerimi gökyüzünün aşkı anlatan maviliğinde… Sana başka bir dünya kuruyum. Sana aşkı anlatayım biraz. Biraz da sana olan sevgimi. Bir bahar sabahı gel bana. Çiçeklerin tomurcuklanmaya başladığı zamanlarda. Gelinciklerin kırmızı ile siyahı karıştığı anda... Meyve ağaçlarının tomurcuk tomurcuk açtığı anda doğayı gelin eyleyen saflığında gel… Yeşil ile bütünleşen maviliği seyreyleyelim beraber…
Yağmur yağsın delice... Islanalım iliklerimize kadar. Ellerin ısıtsın üşüyen ellerimi. Yalın ayak koşalım çocuklar gibi… Yağmura karışmasın gözyaşlarımız… Seninle mutlulukla coşsun gözlerimizin parlaklığı… İşte o gün aşkın günü olsun. Seninle aşka yürüyelim sonu hüsranla bitmeyecek aşkın yollarında. Bir daha üzülmeyeceğimizi fısıldayalım esen rüzgârlara… Gün bitmesin sen kal yanımda... Sarılayım sıkıca sana. Yağmurun kokusuyla karışan teninin kokusunu hissedeyim… Her zaman aşkta kaybeden ben bu defa kazanayım bir günlüğüne de olsa… Seni yaşayayım baharın güzelliğinde…
Güneş aydınlıklarını üzerimizden çekerken karanlıklar çökerken şehrimize senle şarkılar söyleyelim… Ama içinde aşk olsun sende ol az biraz… Umut dolu olsun her bir kelimesi… Dur ben buldum bir tane…”Dünyaya bir daha gelsem sevdiğim arar bulurum yine seni severim…” hadi sevgilim tut ellerimi bırakma olur mu? Gidersen bir daha dönmeyeceğinden korkarım çocuk gibi. Kalırsan dizlerimde uyuturum seni… Göğsünde sabahlarım gözlerimi kırpmadan…
Giderken dilinden aşk dolu cümleler dökülsün. Adı sende gizli kalan sevginin sırlarını fısılda kulağıma… Ben her ne kadar cesaretli olamasam da sen söyle ben özledim aşk kokan cümleleri… Sarılayım son defa sana. Bir de tatlı bir buse kondur al yanaklarıma… Gözlerinin sıcaklığı ile sevişsin gözlerimiz… Hoşça kal sevdiğim… Son bir söz “Seninle olmak çok güzel sevgilim…”
Gülen Çetin _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (: |
|
| Başa dön |
|
 |
Brama_SoLe Profesyonel Üye


Kayıt: Nov 06, 2008 Mesajlar: 875 Nerden: istanbulOffline
|
Tarih: Cum Şub 20, 2009 2:47 pm Mesaj konusu: Re: Ask Dört Mevsim |
|
|
Sen rotasını kaybetmiş bir gemisin arkadaş.
Dalgalar seni çok yıpratmış. Umudunu kırmış.
Sığınacak güvenli bir koy arıyorsun. Yalansız yasaksız sımsıcak bir koy.
Sığındığın tüm koylar seni üzdü değil mi?
Ama bir tanesi hala seni bekliyor. Yalanın vefasızlığın hüznün olmadığı bir koy bu.
Sevgiden nasibini almamış sevgiye muhtaç arkadaşlığı bir nimet sayanların sığındığı bir koy.
Uzak değilsin gözyaşların kadar yakınsın buraya.
Hissettikçe yakınlaşacak istedikçe daha çok arzulayacaksın.
Aramalı ve bulmalısın.
Vazgeçmemelisin.
Belki zor olacak bu. Dalgalarla boğuşmak seni yoracak belki de umutsuzluğa düşürecek.
İşte o zaman umudu düşüneceksin yaşamak istediklerini düşüneceksin daha da azimle sarılacaksın küreklere.
O kadar azimli olacaksın ki dalgalara umudu sevgiyi arkadaşlığı yazacaksın.
Demiştim ya uzak değilsin hatta gözyaşların kadar yakınsın buraya.
Ne zaman gözlerinde sakladığın damlayı o derin denize bırakacaksın işte o zaman o koya ulaşacaksın. Yani bana seni ebediyen bekleyen arkadaşına.
alıntı------ _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (: |
|
| Başa dön |
|
 |
Brama_SoLe Profesyonel Üye


Kayıt: Nov 06, 2008 Mesajlar: 875 Nerden: istanbulOffline
|
Tarih: Cum Şub 20, 2009 2:47 pm Mesaj konusu: Re: Ask Dört Mevsim |
|
|
"Mesafesiz"....
Buydu onun adı ben koymuştum ona bu adı...
Nedeni sadece onda ki sıcaklığının zamana bağlı olmamasındandı...
Yeri değişmese de kalbide zaman zaman değişmişti hayatımda ki konumu.
Önce uzak bir tanıdıktı bir vesileyle merhabamın olduğu...
Günbe gün merhabalarınının yanısıra sesini de özler oldum...
Kimdi o
Bilmiyorken hala; sıklaşması için bu merhabalarının kendimi dua eder bulduğum?
Sesini soluğunu her şeyden çok özler olduğum?
Sadece bir tek soluk için özlem çektiğiniz oldu mu?
Aşk mıydı bunun adı?
Yoksa sadece tutku mu?
Zaman oldu yoksa dostluk mu? dedim
Yada hepsinden mi vardı içinde bu duygunun?
Önemli mi?
Belki bir zamanlar...
Şimdi hiç değil...
İsimler şablonlar içindir
Kalıpların sınırları vardır
Ve gelişimi engellerler...
Adını koyduğunuzda; etiketi ile anar olursunuz o her neyse
Böylelikle de bunun dışında ki bir var oluşa müsade edemessiniz artık her ne kadar istesenizde...
Biri var hayatımda; sevgilim diyebildiğim
Biri var hayatımda; sırdaşım ve arkadaşım
Biri var hayatımda sınanmış gerçek dostum
Biri var hayatımda; her şeyden öte yoldaşım
Biri var hayatımda; mesafelerle ilintisiz zamandan bağımsız sınırsız ve sonsuz yakınlık duyduğum...
"Her şeyin bir arada olupta birbirine karışmadığı; perdesiz duvarları olmayan samimi içten ve beklentisiz bir ilişki mümkün mü?" diye soruyorsanız içinize su serpilsin diye paylaşıyorum: "Evet"
Bu işin sırrı nerede derseniz?
Onu neden bu denli sevdiğimi ben kendime hiç sormadım...
Fakat o bana her zaman bir sebeb gösterdi...
alıntı-------- _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (: |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
|