Tarih: Sal Mar 17, 2009 12:24 pm Mesaj konusu: Fantastik Bir Aşkın Öyküsü ''ALACAKARANLIK''
On yedi yaşındaki Isabella Swan babası Charlie ile birlikte yaşamak üzere küçük bir kasaba olan Forks, Washington’a taşınır. Burada yüz sekiz yaşında bir vampir olup, on yedi yaşında görünen gizemli sınıf arkadaşı Edward Cullen ile tanışır. Edward’ın ilk başlarda romantizmden uzak durmaya çalışmasına rağmen sonrasında birbirlerine aşık olurlar. Üç göçebe vampir James, Victoria ve Laurent geldiğinde Bella’nın hayatı tehlikeye girer ve Edward’ın ailesi Alice, Carlisle, Esme, Jasper, Emmett ve Rosalie onun hayatını çok geç olmadan kurtarmak için uğraşırlar.
Yapım:2008 ~ ABD
Tür:Aksiyon, Dram, Fantastik, Gerilim, Korku, Romantik
Yönetmen:Catherine Hardwicke
Senaryo:Melissa Rosenberg
Senaryo (Kitap):Stephenie Meyer
Yapımcı:Patrick Thomas Smith, Mark Morgan, Greg Mooradian, Jamie Marshall, Karen Rosenfelt, Michele Imperato, Wyck Godfrey
Oyuncular: Robert Pattinson, Kristen Steward. _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (:
Tarih: Sal Mar 17, 2009 12:28 pm Mesaj konusu: Robert Pattinson
13 Mayıs 1986 tarihinde İngiltere, Londra'da doğmuştur. Oldukça yetenekli bir sporcu olan Robert daha sonraları futbol, kayak ve snowboard gibi pek çok spor dalında başarı göstermiştir. Ayrıca müzikle de ilgisi vardır ve olağanüstü bir müzisyendir, gitar ve org çalar. 15 yaşındayken oyunculuğa başlamıştır. Barnes Tiyatro Şirketi'ne katılmış ve 'Macbeth' ve 'Anything Goes and Tess of the D'Urbevilles.'da rol almıştır. Daha sonra, televizyon filmlerinden 'Kingdom of Twilight' 'da Giselher rolüyle ve 'Vanity Fair'de(2004) Rawdy Crawley rolüyle ekrana geldi. 2003 yılında Harry Potter ve Ateş Kadehi'ndeli Cedric Diggory rolünü aldı ve bu rolde görünen ilk oyuncu oldu. 2003 yılında Mike Newell'la karşılaşmasından çok kısa bir süre sonra bu role alındığı söyleniyor.
Tarih: Sal Mar 17, 2009 12:30 pm Mesaj konusu: Kristen Stewart
Kristen Stewart Amerikalı televizyon ve film aktisti. Panic Room, Catch That Kid, Speak, Zathura , The Messengers ve Twilight filmleri ile tanınmıştır.
Los Angeles, Kaliforniya'da doğmuş ve büyümüştür. Babası FOX televizyonunda yapımcıydı. Halen ailesi ile birlikte Kaliforniya'da yaşamaktadır.
Sanat hayatına 1999 yılında televizyon yapımları ile başlamıştır. Panic Room filminde Jodie Foster'ın şeker hastası kızı rolü ile sinema dünyasına adımını atmıştır. Bu filmdeki başarısından sonra Cold Creek Manor isimli diğer bir gerilim filminde rol verilmiştir. Bu film gişede istenen başarıyı yakalayamamıştır. Stewart bunun sonrasında birkaç filmde daha rol almıştır. Geleckte ise Hollywood'un en gözde isimlerinden biri olacağına kesin gözüyle bakılmaktadır.
Ses getiren diğer bir filmi Speak olmuştur. _________________ Evimiz buzdan
Ekmegimiz tuzdan
Ask?m?z atestendi
Ve birg?n yagmur yagd? (:
Vampirlerin dünyası birçok insan için çekicidir. Yüzyıllarca hatta bin yıllarca yaşayan, insanlarla kıyaslanamayacak güç ve yeteneğe sahip olan, açlıklarını sadece kan içerek giderebilen yaratıklar…
Anne Rice Vampirle Görüşme/Interview with the Vampire romanında onları Şeytan’ın yaratmış olabileceğini, ama Şeytan’ı yaratanın da Tanrı olduğuna göre onların bir nevi Tanrı’nın torunu sayılabileceğini söyler. Bram Stoker’ın Dracula romanıyla geniş çevreler tarafından bilinen vampir olgusunun temelleri ise çok daha eskilere dayanır. Zaten Stoker da bu hikâyeyi uzun yollar aşmış denizci dostlarından duyduklarından derlediğini saklamaz.
Sinema ve edebiyat dünyasında konu oldukları eserlerde zaman içinde farklı özellikler sergileyen vampirler tabir-i caizse geliştiler. Gündüz gezemeyen, her gün kan içmeleri gereken, sarımsağa, haça dayanamayan, gerektiğinde yarasaya dönüşen vampirler giderek daha “insanî” oldu.
Stephenie Meyer’in çok satan kitaplar listesine giren Alacakaranlık/Twilight dörtlemesi de bir vampir hikâyesini, bir vampire âşık olan genç bir kızın yaşadıklarını anlatıyor.
Annesi yeni kocasının işi gereği şehir değiştirmek zorunda kalınca babasının yaşadığı, ABD’nin en nemli şehri olarak bilinen Forks’a dönen Bella Swan (Kristen Steward) burada yeni hayatına başlarken kendisini zorlukların beklediğinin farkındadır. Bölgenin şerifi olan babası Charlie (Billy Burke) uzun süredir hasret olduğu kızının yeni evine alışması, yaşadığı yeri daha çabuk benimsemesi için ona hoş geldin hediyesi olarak arkadaşı Billy Black’in (Gil Birmingham) kamyonunu satın almış, Billy’nin oğlu Jacob’a (Taylor Lautner) ise tamir etmesi ricasında bulunmuştur.
Yeni okulundaki ilk gününde hemen arkadaş edinen Bella, kimseyle konuşmayan, şehrin doktoru Carlisle Cullen (Peter Facinelli) ve eşi Esme (Elizabeth Reaser) tarafından yetiştirilen çocuklardan Edward’dan (Robert Pattinson) çok etkilenir. Delikanlı da Bella’yı fark etmiş, onda da genç kıza karşı bazı hisler oluşmuştur, ama bunlar ilk başta pek “insanî” değildir.
Ardından küçük bir kovalamaca başlar, ama delikanlı genç kızdan ne kadar uzak durmaya çalışırsa çalışsın başarılı olamaz ve bir gün Bella’nın yara almadan çıkamayacağı bir kazayı önleyip hayatını kurtararak kızın ilgisini büsbütün üzerine çeker. Bu tuhaf kazanın ardından Edward’ın bir sırrı olduğundan şüphelenen Bella ona sırrını açıklaması için baskı yapar.
Kazadan birkaç gün sonra arkadaşlarıyla plaja giden genç kız burada Jacob ile karşılaşır ve ondan yörenin geçmişiyle ilgili bir efsane duyar. Anlatılanlara göre bölgenin kabile şefi olan Jacob’un büyükbabası bir grup kan emiciyi kendi bölgesinde avlanırken yakalamıştır. Aralarında bir anlaşmaya varırlar; kan emiciler o bölgede avlanmayacak, kabile de onlara dokunmayacaktır.
Bu hikâyeden sonra araştırma yapan Bella’nın başına ilginç bir olay daha gelir. Mitler üzerine bir kitap almak için şehir merkezine gittiği akşam bir grup genç tarafından takip edilerek korkutulan Bella onlardan Edward sayesinde kurtulur. Olaydan sonra genç kızı yemeğe götüren genç adam onu korumak için takip ettiğini, onun tehlikede olduğunu bildiğini çünkü Bella hariç herkesin düşüncelerini okuyabildiğini itiraf eder. Hem bu itiraf hem de incelediği kitap Edward’ın bir vampir olduğunu daha doğrusu tüm Cullenlerin vampir olduğu inancını kuvvetlendirir. Ardından Edward büyük sırrını açıklar: Evet ailesi vampirdir. Bu itirafı, Bella ile tekrar yaşadığını hissedip tüm kuralları hiçe sayması ise ailesindeki herkes tarafından pek olumlu karşılanmaz.
Meyer’in alışılagelmiş vampir hikâyelerini biraz değiştirerek romantizme ağırlıklı verdiği Alacakaranlık serisi genç bir kızın, âşık olduğu gencin aslında 100 yaşını aşmış bir vampir olduğunu öğrenmesi ve bunu kabullenerek hayata devam etmesini konu ediniyor.
Genç isimlerin yer aldığı bir kadroya sahip olan filmde Harry Potter serisinin Cedric Diggory’si Robert Pattinson farklı bir vampir portresi çiziyor. Sevdiği ama aynı zamanda kendisinin zarar vereceğini düşünüp uzak durduğu Bella ile ilişkisi kendi tanımlarıyla ‘aptal bir koyunun mazoşist bir aslana âşık olmasına benziyor.
Edebiyat - sinema ilişkisinde sıkça rastlandığı gibi Alacakaranlık uyarlamasında da kimi bölümlerin ekrana aktarılamaması bazı ayrıntıların es geçilmesine neden olmuş. HBO’nun vampir dizisi True Blood’u anımsatan ana fikrine rağmen belli noktalarda ondan ayrılan Alacakaranlık, macera kadar romantik filmlerden hoşlanan gençlerin de seveceği bir yapım.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız